

Narlıdere... Sabahın ilk ışıkları günü güzel başlatmıyor. Yavru köpeklerin çığlıklarıyla gün kararıp cehennemin ışıkları görülmeye başlıyor. Belediye görevlisi elinde zehirli iğneler, tutturabildiğini vurup çuvala dolduruyor. Aklınca sokak hayvanları için çözüm gerçekleştiriyor.. Yüreği yana yana onları durdurmaya çalışan iyi bir yüreğe " ben bilmem, ölürler mi ayılırlar mı?" diyor pişkince. Çünkü çuvala doldurduklarının "canlı" olduğunu bile idrak edemeyecek kadar bilinçten yoksun, katı, merhametsiz. Ama küçücük bir kene korkusuyla hastanelere ilk koşanlar yine onlar. Yani can nedir, can korkusu nedir biliyorlar. Dileğim bunu her an hissederek yaşamaları ve ömürlerince hastane kapılarında bir umut için dilenmeleridir, yukarılardan kabul görürse eğer. Sonra benim kanatlarım da duruversin. ne önemi var......vücutlarında iğnelerle sağa sola kaçışan köpeklerin akibeti meçhul.Korkuları ise anlatılamaz. TAM BİR CEHENNEM.... ve ekmek parası için yapıyor diye affedilebilecek bir vahşet değil bu. İyi bir işçi bu görevi görev de olsa gereği gibi yapabilir, hayvanlara işkence etmeyebilirdi. İnisiyatif kullanabilirdi. Tabi "iyi" olmak gerek. Bilmek gerek. Bu cehennemlere her gün bir yenisi eklendikçe emin olun ki kuş gribine, domuz gribine, keneye, KKKA lara da yenileri eklenecektir. Kim mi dedi; malum ben hep yukardayım, haber aldım. Bu cehennemler ya bitecek, ya da hepimizi içine çekecek.
resimler bu olaya ait değil ama sonuçta hepsinin kaderi aynı. sizler sustuğunuz için.....
resimler bu olaya ait değil ama sonuçta hepsinin kaderi aynı. sizler sustuğunuz için.....
0 yorum:
Yorum Gönder